31 Mayıs 2015 Pazar

Kara

Bir sabah terketti gitti içimdeki çocuk bedenimi.
Hayal kurmak nasıl artık anlamsızsa kalbimdeki masalları dinleyecek o çocuk yaşamak istemedi bu belirsiz hayatta. Dinlemedi beni vazgeçti, oda anlayamadı içine düştüğümüz bu durumu, seslendiğinde hep cevapsız kaldı çığlıkları hep yapayalnız kaldı kör gecelerimde.
Kara gözlerin umuttu belki unuttuğum hayatımdı, tutunabilmem için bir sebepti ama değildi...
Bir tek o lazımken yoktu, varken yok olmanın anlamıydı, çok ağırdı.
En yasak hallerin dile gelmiş haliydi, kaçmaya çalıştıkça hep başa dönülen o uçsuz bucaksız girdaptı, alışmanın karşılığıydı.
Belki salak gözlerimin gördüğü tanrı kıvamındaki güzellikti, gitti..

Hayatla ölüm arasındaki ince çizginin üzerinde yürüdüğümü hissediyorum.
Bir adım ileri bilmem kaç adım geri.
Bir şiirin en can akıcı yerinde yutkunmak gibi, bi ses versen sanki can verecekmiş gibi.

Nasıl bu kadar yer ettin aciz hallerimde bilmiyorum, bi tüy kadar canım olsa sana feda edecek hallere ne zaman getirdin beni. Sen değilmiydin huzur yanıbaşındaymıs diyen, beni çaresiz anlarımda ayaktaa tutan. Kara gözlerine bir kez bakabilmekti tek niyetim, uzun zamanların arasında bir çift zift karasına bakmaktı. Çok gördün...

Hiç birşey söylemediğini sandım hep, beni buna hiç hazırlamadın sandım, yanıldım.
Sevme dedin üzülürsün dedin gülümseyerek, aklımın aldığı tek şey gülümsemendi, inanmam bu kadardı...


 

11 Mayıs 2015 Pazartesi

Eller Aldatır

Kırıldı...

Anlamsızca inandığı bu bitmez hikaye sonunda canını yaktı...
Acısını hissedebilmenin hazzı bile huzur vermedi içine. Güven tek kullanımlıktı, çoklu anlaşmaya vardı, kaybetti... 
Hem ilkte değildi bu son mu olacaktı, çocuk mu kandırıyordu yine... 
Yahu neyi anlatıyorum sana, size. Acıdı işte canı, hayal kırıklığının parçaları fena battı ruhuna, kanattı... Ne yanan gözlerine sözü geçti ne de boğazında nefes aldırmayan yumruya... 
Adı güvendi, tek kullanımlıktı, bitti...

11.5.15 / 22.07