22 Ağustos 2015 Cumartesi

00.05

Yazdığı onlarca şeyi tek hamlede sildi, 
Hepsi değersiz hepsi gereksizdi
O gece ki konuşmadan aklında kalan tek şey, 
Bir yalanın günahı oldu 
Yaktı yüreğini

.............

 
Evet yapmak zorundaydım
İyi hissetsem yanında olurdum

...............

 

13 Ağustos 2015 Perşembe

23.53

Hiç okuyamayacağını bile bile yazmaya devam etti
Ne yazdıklarını ne hissettiklerini anlamaya niyeti yoktu çünkü, 
Var olmak istediği kadardı, hakları saklıydı...

Adınla başladı çoğu yazısı sonunda uzun boşluklarla
Dua saydı, dolduramadı.
Eksik kalırdı yazsa, belki de gücendirirdi kelimeleri yersiz anlamlarıyla
Düşündükçe çıkamazdı içinden ilk heyecanların, zorlanırdı birşeyler demeye
Yerli yerinde kullanamazdı söyleyeceklerini, anlamını yitirirdi, korkardı...
Düşünsene; sana seni yazmak nasıl bir saçmalıktı, nasıl bir kendini bilmezlikti.
Ben bu değilim desen kızardı ya da ben böyle miyim ki desen alınırdı
Onun gözüyle göremezdin koyduğun mesafeleri,
Ya da son bakışının aklına nasıl kazındığını,
Son olduğunu bildiğini ve sustuğunu...


Umuutlarını yitirmeye başladı, bir heves sandı kendsini haklı çıktı
Kabullenmekte zorlandığı çoğu şey gibi hazmetmeye çalıştı, yapamadı.
Değerli sandı kendisini, sahi sandı
Çocukça hislerinin aldanmasına izin verdi, yok sayıldı
Bir ses duydu -ben seni ararım- dizleri titredi, yine kaybetti...

İçinden bir ses bekle dedi
Vazgecmedi vazgeçmez ahu gözlerinden, 
kolay değil bu kadar.
Hem o değil miydi asla vazgeçmem diyen, o değil miydi huzurla yanıbaşında uyuyan
Ellerini kokladıkça yüzünde güller açan
Oydu,
Adı duaydı...

Zaman su gibi akıp gidiyor, 
Ve yaşanmayan herşey zamanın avuçlarında eriyip gidiyor
Bu da böyle birşeydi işte 
Adınla başladı herşey, 
Sonunda uzun doldurulamayan boşluklarla...

8 Ağustos 2015 Cumartesi

19.25

Keşke olsaydın
Keşke bugün yanıbaşımda olsaydın...
Sana çok ihtiyacım var dediğin zamanlardaki ısrarınla gelebilseydin bana.
Sarılsaydın, saçlarımı sevseydin, ellerimi koklayıp gülümseseydin
Bu nasıl olur deseydin, nasıl bu kadar güzel kokabilirsin 
Ahu gözlüm deseydin, baksaydın gözlerime
Keşke olsaydın.....

Bildiğim ilk andan beri sana bu kadar muhtaç hissetmedim
Sığınmak için kendimle savaşmadım 
Yarım kaldığımı hissettiğim zamanlarım çok oldu ama bugün başkaydı
Olsaydın böyle kalmasaydım...

Anlayışlı bi kadın olmak istemiyorum 
Ne iyi nede hal bilir olmak bana göre değil bu sıralar
Nefes almam lazım, sessizce köşemde beklemek seni bana getirmeyecek
Çaresizliğim sensizlikten de değil, bugün çok incindi yüreğim
İhtiyacım olduğunda olabilseydin 
Sarılırdım 
İyi olurdum
Kanamazdı yaralarım bu kadar düşmezdim dizlerimin üstüne
Sana çok ihtiyacım vardı
Yoktun...

Olmak istediğin zamanlarda olmak istediğin kadardın
Kurulu bi hayatın sığıntısıydım, verildiği kadarla huzurlu olmam gerekti
Bir yüreğim vardı, ne hatıran sıgdı ne de hayallerin
Besleme gibi bekletildiğim o hayatına bugün çok ihtiyacım vardı
Yalanda olsan olmayacakta olsan ellerimi tutunca geçecekti,
Sarılacaktı yaralarım

Yoktun...

Keşke olsaydın....
 

4 Ağustos 2015 Salı

23.46

Günlerin sessizliği bir şarkıyla son buldu.
Hafif bir mırıltı gibi doldu kulaklarına sonra sardı tüm zihnini.
Bulanık sulara soktu, gözlerini yaktı ama hep çaldı.
Anlamsızca takıldı peşine, ses uzaklaştıkçaa koştu, koştu
O melodinin indirgenmiş haline yetişmek için 
Ayakları kanayana kadar nefesi tükenene kadar koştu...

...............


En umulmadık kazaların başlangıç anlarında insanlar herzaman ne derdi, 
Evet evet; hayatın film şeridi gibi gözlerinin önünden geçerdi değil mi!
Geçti...
O kaza geldi buldu onu, can kaybına sebep olmadı ama yaşanan az zamanlarının her saniyesi geçti gözlerinin önünden.
Hissettiği huzur, kaybettiğini sandığı değer, ahu gözlüm diyen ses...
Her anı her hareketi düştü aklına can derdinden.
Rüya gibiydi rüyada gibiydi
Var olma hali yoktan var etme haliydi...

Parmakları yetişmedi zihnindeki hisleri yazmaya, beklemeye dayanamadı ertelenmiş kalbi,
O karnında kelebeklerle gecen 1 günlerin ardındaki yabancılaşmayı kaldıramadı.
Uzansa tutardı belki yaralarını ama oda istemedi,
Koskocaman bi okyanusun iki minik balığı tutunamadı birbirine,
Birinin hayali diğerine renk olmadı, büyük balık hakkını aldı
Payına düşen yalnızlıktı...