2 Ocak 2016 Cumartesi

20:09

Zehir gibi gölgen, ne peşimi bırakıyor ne de karanlıkta benimle geliyor.
Sessiz ve korkak, sen gibi...

En eksik zamanlarımda en yoksun yanıma can oldun, nefesinle hayat oldun, varlığını alıştırmaya çalışırken yokluğun adı oldun. Varolma çaban ne kadar kesinse gidişinde o kadar keskin oldu. Ben daha yüzündeki izin anlamını çözmeye çalışırken sen hayatımda kocaman bir iz oldun. Anlam veremediğim, anlamını çözemediğim hallerinin hissettirdiği tek şey değersizlikti. ''Senin yanında mutlu olsaydım seninle kalırdım'' sözünün yükü omuzlarımdaki kamburun sebebi. Ve sen bu yükün ağırlığında kalbimde sadece derin bir yarasın artık. Dizlerimi titreten hayal edemeyeceğim heyecanın sebebi değil, adının geçtiği herhangi bir yerde içime düşen sessizliksin. Adın duaydı dilim sustu. Söylediğin her sözün birer yalan kaldı aklımda, birer hakaret birer küfür belkide. Seni asla bırakmayacağım dediğinde sana ne kadar inandıysam aptallığıma da o kadar inandım. Sen gittin, yanlış zamanda gelen doğru kadın olarak ben sessizce ardından baktım. Sabretmeyi öğrendim, bakarken görmemeyi, özlememeyi. 
Affedemedim ama azaldı kinim...
Sen şimdi hiçbirşey olmamış gibi gelmek istiyorsun ya, gelme.
Ben daha yokluğuna alışamamışken varlığınla birkez daha yıkma duvarlarımı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder