Yazmak, hiç durmadan saatlerce günlerce yazmak istiyorum.
Bu içine ettiğim bomboş salak günleri doldurmak anlamlandırmak için yapabileceğim tek şey buymuş gibi geliyor. En iyi yaptığım şey, yazmak...
Bir yanda Hüsnü Arkan insana umut veren sesiyle ezgilerini söylerken bir yandan da içimdeki umutsuzlukla baş etmeye çalışmak nasılda saçma...
Yokluğunda kendime çok güzel şeyler anlattım, iyileştim hayata döndüm...
Sen döndün...
Gidişin gibi ani olmadı dönüşün, sanki bekliyor gibiydin bir ses işitsen gel desem koşacakmışsın gibiydin, geldin...
Gitmemiş hiç kızmamış ya da hiç olmamış gibiydi,yaşanmamış gibiydin.
Yani sen yine kendin gibiydin, istediğin an vardın vazgeçmek istediğinde de yoktun. Bir akşam bağırıp çağırıp sebepsizce aniden gidip sabah günaydınlar diyerek dönen şımarık çocuklar gibiydin, dedim ya kendin gibiydin işte...
Alışmaya başladıkça acısıda azalıyor, görüyorsun, biliyorsun hepsinden önemlisi anlıyorsun. Bakışlarını söz söylerken içinden geçenleri, kokusunu tenini...
Ben huzurlu olabilmek için çok bekledim çok sabrettim
Sende izin verdin bana baktın gözlerime...
Sefa geldin Hoşgeldin...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder